Türkler kutsal taşı Çinlilere verince Tanrı tarafından cezalandırılırlar. Ülkelerinde açlık, kuraklık baÅŸlar. Böylece Türkler anavatanların terk etmek zorunda kalırlar. Göç Destanı Uygurlar’a ait bir destandır. AÅŸağıda Göç Destanı özeti bulunmaktadır.
Uygurların vatanında “Hulin” isimli bir daÄŸ vardı. Hulin dağından TuÄŸla ve Selenge isimli iki ırmak akardı. Bir gece oradaki bir aÄŸacın üzerine gök yüzünden ilâhi bir ışık indi. iki ırmak arasında yaÅŸayan halk bunu dikkkatle izlediler. Daha sonra aÄŸacın gövdesinde ÅŸiÅŸkinlik oluÅŸtu, ilâhi ışık dokuz ay on gün ÅŸiÅŸkinlik üzerinde durdu. AÄŸacın gövdesi yarıldı ve içinden beÅŸ çocuk göründü. Bu ülkenin halkı bu çocukları büyüttü. En küçükleri olan BuÄŸu Han büyüyünce hükümdar oldu. Ülke zengin halk mutlu oldu.
Aradan uzun zaman geçti. Yulug Tigin isimli bir prens hakan oldu. Yulug Tigin, Çinlilerle çok savaÅŸtı. Bu savaÅŸlara son vermek için oÄŸlu Gali Tigini bir Çin prensesi ile evlendirmeÄŸe karar verdi. Çinliler , prensese karşılık hükümdardan Tanrı dağının eteÄŸindeki Kutlu DaÄŸ adını taşıyan kayayı istediler. Gali Tigin kayayı verdi. Çinliler kayayı götürmek için kayanın etrafında ateÅŸ yaktılar, kaya kızınca üzerine sirke döktüler. Ufak parçalara ayrılan kayayı arabalara koyarak Çin’e taşıdılar. Memleketteki bütün kuÅŸlar, hayvanlar kendi dilleriyle bu kayanın gidiÅŸine aÄŸladılar. Bundan yedi gün sonra da Gali Tigin öldü. Kıtlık ve kuraklık oldu. Yurtlarını bırakarak göç etmek zorunda kaldılar.






© 2008 
