
Kırlardaki çiçeklerin arasında küçük kınalı kuzu hoplaya zıplaya oynuyordu. Beyaz tüyleri pırıl pırıl; iki gözünün çevresinde siyah siyah beneklerle ÅŸirin mi ÅŸirin küçük bir kuzu.
Kulaklarından birisi siyah birisi de mor, çenesinin altında kulaklarının tam hizasında iki tane küpesi sallanmaktaydı. Başını oynatınca küpeleri bir o yana bir bu yana sallanıp duruyorlardı. Zaman zaman otların arasındaki çiçekleri koklarken küpelere dokunan uzun otlarla gıdıklandığı için hoplayıp zıplayarak dolaşıyordu.
Oraya buraya hoplaya zıplaya koÅŸarken iyice yorulmuÅŸ ve susamıştı. Birden aÅŸağıdaki dereyi gördü. Deredeki su şırıl şırıl akmaktaydı. Suyun kıyısında çiçekler renk renk dillerini güneÅŸe uzatmış solumaktalardı. Kınalı Kuzu bir solukta dereye vardı. Bir anda ÅŸaşırdı. Çiçekler arasındaki kelebeklere, arılara ve vızıldayarak uçuÅŸan sineklere hayranlıkla baktı. Derenin karşı kıyısında Zıp Zıp kurbaÄŸa "vırak vırak" sesiyle Kınalı Kuzu’yla konuÅŸmaya baÅŸladı.
“Hey yabancı hoÅŸ geldin. Kimsin sen. Tek başına buralarda dolaÅŸmaktan korkmuyor musun?”
Kınalı kuzu; “hoÅŸ bulduk akıllım neden korkacak mışım? Bu güzelim havada, çiçekler arasında hiç korkulur mu? Çok susadım, biraz su içtikten sonra seninle biraz sohbet edelim olur mu?”
Zıp Zıp kurbaÄŸa; “Senle ne sohbet edeceÄŸim ki, sen benim sorduklarıma yanıt verebilecek misin bakalım?”
“Her ÅŸeyi bilecek deÄŸilim ya akıllım. Ben yeni yeni öÄŸrenmeye baÅŸladım. Bilmediklerimi senden öÄŸrenirim. Senin bilmediklerini de baÅŸkalarından öÄŸrenirim. Bekle biraz, suyumu bir içeyim. Susuzluktan aÄŸzım dilim kurudu.”
Rahatlıkla su içebileceÄŸi bir yer aradı kınalı kuzu. Aaa o da ne küçücük bir gölette su döne döne akıyordu. Gölcük çevresindeki çiçeklerin görüntüsü suda yansıyordu. Manzara o kadar güzeldi ki, Kınalı Kuzu suya doÄŸru eÄŸilirken, birden geriye doÄŸru zıpladı. Suyun içinde kendisine tıpa tıp benzeyen biri vardı. Heyecanla başını yavaÅŸ yavaÅŸ uzatıp yeniden baktı. Suyun içindeki kuzuda başını yavaÅŸ yavaÅŸ uzatıp Kınalı Kuzu’ya bakıyordu. Kınalı Kuzu cesaretini toplayarak biraz daha yaklaÅŸtı. Suya yaklaşınca suyun içindeki kuzuda ona yaklaşıyordu.
Zıp Zıp kurbaÄŸada kahkahalarla gülerek Kınalı kuzu’ya bakıyordu. Daha fazla dayanamayarak:
-Bak gördün mü birde korkmam diyordun. Kendinden bile korkmaya baÅŸladın kınalı.
Kınalı Kuzu;
-Ben kendimden deÄŸil, suyun içindeki bana tıpa tıp benzeyenden irkildim birden. İrkilmek korku mu peki.
-Elbette akıllım insan korktuÄŸundan irkilir. Sen de çok acemisin biliyor musun? Suyun içinde gördüÄŸün sensin sen Kınalı.
-Aaaaaa! Ben miyim. O da nasıl oluyor öyle ben buradayım, suyun içinde ne iÅŸim var.
-Bak akıllım suyun kıyısındaki çiçeklere güllere bak; onlarda suyun içinde baÅŸ aÅŸağı duruyorlar, tıpkı senin gibi onların görüntüsü de suya yansımış. Åžimdi beni iyice izle de bak, diyerek zıpladığı gibi “cılp” daldı suyun içine. Su o kadar temizdi ki Zıp Zıp kurbaÄŸanın suya dalmasıyla dalgacıklar oluÅŸtu. Biraz suyun içinden yüzdükten sonra, suyun yüzeyine çıkıp Kınalı Kuzu’ya;
-Korkmana gerek yok suyu içebilirsin rahatlıkla. Bak benden baÅŸka kimsecikler yok içinde.
-TeÅŸekkür ederim, dedi, Kınalı Kuzu.
Kınalı Kuzu yinede korkuyordu. Ne olur ne olmaz diyerek suya çekine çekine yaklaÅŸtı. İki ön ayağını yana açarak başını suya doÄŸru uzattı. Dudakları buz gibi soÄŸuk suya dokunur dokunmaz zıplayarak geri çekti.
-Zıp Zıp Kurbağa; ne oldu yine, neden zıpladın.
-Ne yapayım akıllım su çok soÄŸuk, diÅŸlerim sızladı. Küpelerimde ıslanınca çekilmek zorunda kaldım.
-İyi haydi suyunu iç korkmana gerek yok. Bizim buraların suları çok temizdir. BaÅŸka yerin suyuna benzemez bizim sularımız.
-Biliyorum akıllım renginden belli. Temiz olmasaydı böyle pırıl pırıl akar mıydı? Bu güzelim çiçekler arasında akan suyun kirli olması mümkün mü?
-Bizim her ÅŸeyimiz böyledir. Yiyeceklerimiz de içeceÄŸimiz su gibi tertemizdir. Bak çevrendeki otların tazeliÄŸine hiçbir yerde böylesine güzel ot ve çiçekler göremezsin. Haydi suyunu iç de seninle biraz dolaÅŸalım ne dersin. Sana yeni yeni yerler göstereceÄŸim. Yazı-yabanda tek başına dolanman doÄŸru deÄŸil.
-Neden yalnız dolaşmam doğru değil. Benim bilmediğim bir şeyler mi var buralarda?
-Olmaz olur mu akıllım. Elbette var. Kimi yaratıklar sana zarar verebilir.
-Aaaaa! Neden benim kime kötülüÄŸüm dokundu ki. Ben kendi başıma oynuyorum.
-Orası öyle de, sen yine de benim dediklerime dikkat et, en kısa zamanda annenin yanına dönsen iyi edersin. Buralar pek tekin deÄŸil. Kurtlar var, çakallar var, seni kapıp götürürler sonra.
-İnanmam, neden kapıp götürsünler ki beni. Ben onların hiç iÅŸine yaramam ki.
-Haydi haydi suyunu iç bakalım. Bunları sonra konuÅŸuruz.
Kınalı Kuzu, birden annesini anımsadı. Annesini ne kadar da çok özlemiÅŸti. Nerdeyse aÄŸlayacaktı. Bir anda neÅŸesi kayboldu. Kulakları yana sarktı. Hüzünlü gözlerle Zıp Zıp kurbaÄŸaya baktı.
-Ne oldu? Neden üzüldün birden, istemeyerek yanlış bir ÅŸey mi söyledim. EÄŸer seni kırdıysam özür dilerim, dedi, Zıp Zıp kurbaÄŸa.
-Yook birden annem aklıma geldi de ona üzüldüm. Bilsen annemi ne tadar özlediÄŸimi, o zaman bana hak verirdin.
-Üzülmene gerek yok. AkÅŸama görürsün anneni nasıl olsa.
-Karşıdaki yamacın verevinde bir sürü otlanmaktaydı. Koyunların boynundaki çan ve keleklerin sesi ile kavalın ezgisini duydular. Kınalı Kuzu kavalın sesiyle sürüden yana baktı. Yerinden zıplayarak bağırdı.
-Bak annem de onların arasındadır. Haydi bana eyvallah diyerek hoplaya zıplaya sürüye doÄŸru koÅŸmaya baÅŸladı. Zıp Zıp kurbaÄŸa ardından bağırdıysa da duymadı.
-Heyyy! Kınalı onlar baÅŸkaları annen onların arasında deÄŸil geri dön. Ama Kınalı Kuzu olanca gücüyle sürüye doÄŸru koÅŸuyordu.
Taki AkkuÅŸ






© 2008 

:no: :no: :no: :no: =( =(
vallaha iğrenç bir hikaye .ben çocuk değilim. bunu öğretmene nasıl vereyim.
walla bende arkadasa katılıyorum iÄŸrenç bir hikaye….
çok harika
[...] Saved by cwilke1212 on Tue 06-1-2009 Rikugien with Mr Hara Saved by tai234 on Tue 06-1-2009 Kınalı Kuzu Saved by ciwee on Mon 29-12-2008 A Day In The Life Of…#10 Saved by k6dsp on Wed 24-12-2008 [...]